Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) İstanbul

    Kalpte meydana gelen ritim bozuklukları, hastaların sağlıklarını ve gündelik yaşamlarını ciddi ölçüde etkileyebilir. Bazı ritim bozuklukları kalbin büyümesine ve verim kaybı yaşamasına sebep olabilir. Buna bağlı olarak kalp yetmezliği gibi oldukça ciddi hastalıklar meydana gelebilir. Ritim bozuklukları günümüzde ilaçlarla veya ablasyon uygulamaları ile tedavi edilebilmektedir. Bu tedavilerin başarısı, teşhis sürecinin ne kadar isabetli olduğu ile doğru orantılıdır. Yani her hastalıkta olduğu gibi başarılı bir teşhis süreci, ritim bozukluğu tedavisinin de en önemli süreçlerinden biridir.

    Ritim bozukluğu teşhisi sırasında genelde EKG ve ritim Holter gibi yöntemler kullanılır. Ancak bu yöntemler, her zaman kesin bir teşhis için yeterli olmayabilmektedir. Tedavi şartlarının kararlaştırması için kalbin çok daha detaylı incelenmesi gerekebilmektedir. Bu durumda elektrofizyolojik çalışma olarak bilinen gelişmiş tanılama yöntemine başvurulur. Bu işlem kısaca EPS veya EFÇ olarak da bilinmektedir.

    Elektrofizyolojik çalışma sayesinde kalbin kan pompalamasını sağlayan elektriksel uyarıların iletimi incelenebilir. Bu uyarıların gerektiği gibi iletilememesi sonucu meydana gelen ritim bozuklukları araştırılabilir. Yazımızın devamında elektrofizyolojik çalışmanın nasıl yapıldığından ve hangi hastalıklar için yapılabileceğinden bahsedeceğiz.

    Elektrofizyolojik çalışma İstanbul hakkında detaylı bilgi almak için bizi arayabilir, Doç. Dr. Ömer Uz gibi alanında uzman bir hekimden randevu alabilirsiniz.

    Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) Nedir?

    Elektrofizyolojik çalışma, ritim bozukluğu gibi kalp hastalıkları sırasında kullanılan gelişmiş bir tanılama uygulamasıdır.

    Kalpte sinüs düğümü olarak bilinen ve sinir hücreleri bakımından zengin bir bölge vardır. Bu bölgede oluşan elektriksel uyarılar (sinyaller) sayesinde kalp belirli aralıklarla kasılır ve vücudun geri kalanına kan pompalar. Eğer bu sinyallerin iletiminde bir aksama veya sorun meydana gelirse kalp atışları düzensizleşmeye başlar. Biz bu durumu ritim bozukluğu veya aritmi ismi ile biliriz. Günümüzde ablasyon tedavisi gibi uygulamalar sayesinde ritim bozukluklarını, büyük oranda kalıcı şekilde tedavi etmek mümkündür. Ancak bu tedavi öncesinde ritim bozukluklarının kaynağının araştırılması gerekir. Eğer bu kaynak detaylı ve isabetli bir şekilde tespit edilemezse tedavi mümkün olmaz. Elektrofizyolojik çalışma; kalpteki elektriksel uyarı ağını ve bu ağda meydana gelen sorunları araştırma imkânı sağlayan gelişmiş bir uygulamadır. Böylece hastanın ihtiyaç duyduğu tedaviler başarılı ve isabetli bir şekilde hastaya ulaştırılabilir.

    Elektrofizyolojik Çalışma Neden Yapılır?

    Elektrofizyolojik çalışma; kalpteki elektriksel uyarı ağını incelemek ve bu ağda meydana gelen sorunları detaylı bir şekilde tespit etmek için yapılır. Genel olarak bahsetmek gerekirse şu gibi durumlarda elektrofizyolojik çalışmanın sunduğu araştırma imkânlarına başvurulabilir:

    Genelde taşikardi (çarpıntı) ile karakterize olan ritim bozuklukları:

    • Aritmojenik Sağ Ventriküler Displazi (ARVD).
    • Ventriküler taşikardi (VT).
    • Wolff – Parkinson – White Sendromu.
    • Atriyal fibrilasyon (AF).
    • Atriyal Taşikardi (AT).

    Genelde bradikardi (kalbin olması gerekenden yavaş atması) ile karakterize olan ritim bozuklukları:

    • Sinüs Düğümü Disfonksiyonu (Hasta Sinüs Düğümü)
    • Atrioventriküler Bloklar.

    Saydıklarımıza en olarak kalbindeki sorunlardan dolayı bayılmalar (Senkop) yaşayan hastalara da elektrofizyolojik çalışma yapılabilir.

    Elektrofizyolojik Çalışma Nasıl Yapılır?

    Elektrofizyolojik çalışma işlemi kasık bölgesine yapılan lokal anesteziyle de gerçekleşebilir. Her iki durumda da hastalar ağrı ve rahatsızlık hissi duymazlar.

    Elektrofizyolojik çalışma hastanın kasık bölgesindeki damarlardan yapılır. Elektrot adı verilen özel kablolar bu damarlar yardımı ile kalbe iletilir. Ritim bozukluğunun çeşidine göre bahsettiğimiz elektrotlardan 2 ila 4 tanesi kullanılabilir. Bu elektrotların kalınlıkları hemen hemen 1-2 milimetre kadardır. Yani oldukça incedirler. Elektrotlar sayesinde kalbin elektriksel sistemi incelenir. Böylece elektriksel sistemde meydana gelen sorunlar detaylı bir şekilde araştırılabilir.

    Eğer elektrofizyolojik çalışma yalnızca tanılama amacıyla yapılıyorsa ortalama 45 dakikada son bulur. İşleme ablasyon tedavisi de eşlik ediyorsa bu süre 1 ila 2 saat arasında değişebilir. Bahsettiğimiz süreler tahminidir, yapılan işlemlere göre kişiden kişiye değişebilirler.

    Elektrofizyolojik çalışma işlemine ablasyon tedavisi eşlik etmiyorsa hastalar, birkaç saatlik hastane gözetiminden sonra evlerine dönebilirler. Eğer işleme ablasyon tedavisi de eşlik ediyorsa 1 gece kadar hastanede misafir edilebilirler. Ablasyon tedavisi ve ablasyon tedavisi sonrası süreçler hakkında detaylı bilgi almak için; sitemizde yer alan Ablasyon Tedavisi isimli menüdeki yazıları inceleyebilirsiniz.

    Elektrofizyolojik Çalışmanın Riskleri Nelerdir?

    Elektrofizyolojik çalışma uygun koşullarda yapılmadığı takdirde, uygulamanın yapıldığı bölgede enfeksiyon görülebilir. Bu yüzden elektrofizyolojik çalışmanın ideal koşullar altında, uzman ekipler tarafından yapılması önemlidir. Bahsettiğimiz riskler her halükârda oldukça düşüktür.

    İstanbul Elektrofizyolojik Çalışma Fiyatları

    Elektrofizyolojik çalışma sayesinde ritim bozukluklarının altında yatan sebepler ve bu bozuklukların kalbin hangi bölgesinden kaynaklandığı tespit edilebilir. Böylece hastaya en uygun tedaviler belirlenebilir ve uygulanabilir. Elektrofizyolojik çalışma (EPS) fiyatları, uygulamanın yapıldığı sağlık merkezine göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu yüzden net bir ücretten bahsetmek yanıltıcı olacaktır.

    Elektrofizyolojik çalışma İstanbul fiyatları ve benzer konular hakkında detaylı bilgi almak için bizi arayabilir, Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Uz’dan randevu alabilirsiniz.


    Size nasıl yardımcı olabiliriz?